Bangsal, Sugian Bay, Moyo, Laba, Manta Point, Komodo, Red Beach, Rinca, Flores

19 Şubat 2018

Buraya kadar gelmişken Komodo ejderini görmeden dönmek olmaz. Gili Air’deki Wanua Advanture adlı acentadan pazarlıkla 1.500.000 rupiye 3 gece 4 günlük bir tekne turu satın alıyorum. Tekneye ulaşım, üç öğün yemek, su, çay, kahve, şnorkel malzemeleri dâhil ve güverte konaklamalı. Kabinler 2.000.000 rupi. Güvertede uyuyacaklar için mat, yastık ve battaniye veriliyor. Güvertenin uyuma ve oturma bölümü kapalı, yani yağmur ve rüzgârdan etkilenmiyor. Asıl şirket Komodo Star. Farklı tekneler farklı günlerde hareket ediyor. Tekne Lombok adasındaki Bangsal limanında. Sabah 8’de Gili Air limanında olun dediler. Hızlı botlar 8.30’da hareket etti. Halk botu ise 9.00’da. Ama halk botunun kesin bir zamanı yok, yeterli yolcu olduğu zaman hareket ediyor ki genelde en fazla yarım saat ila bir saat bekleniyor ve hızlı botlardan daha ucuz. Bangsal’da beni Awan karşılıyor ve Lombok Homestay Cafe’deki ofise götürüyor. Burası diğer adalardan ve Lombok’tan katılanların buluşma noktası. 12’ye doğru tekneye gidiyoruz. Tekne kâğıttan yapılmış kayıklara benziyor, yaklaşıyorum, yaklaşıyorum, benzerlik değişmiyor. 35 kişilik teknede 25 kişiyiz. Konfor sever maceracıların değil düşük bütçeli maceracıların yolculuk yapabileceği sadelikte bir tekne ama rahatına düşkün ve bütçesi müsait olanlar için lüks tekneler de var. Teknenin üst katının yarısı brandalarla kapatılmış uyuma bölümü. Matlar bitişik düzen serilmiş, üzerlerinde küçük bir mat yastık ve ince bir battaniye var. Epeyce samimi bir uyku çekilecek demek ki. İnşallah güneşlenme bölümünde geceleyenler olur da içinde sürünerek hareket ettiğimiz yatakhane biraz ferahlar. İki kişilik kabinler alt katta ve yine çok sade. Yemek konusunda biraz cimri davranılmış. Bana yetiyor ama ekipteki gençlerin doymadıkları belli. Kahvaltı sabah 6’da, öğle yemeği öğlen 12’de, akşam yemeği akşam 6’da. İlk iki gün sadece Sugian Bay’de ve Moyo Island’da duruyoruz, sürekli yoldayız. Sumbawa adasını teğet geçiyoruz. İlk gün gece yarısı, ikinci gün ise sabaha 5’te demir atıyoruz. Motor gürültüsü çok fena. Kulak tıkaçları bile işe yaramıyor. Üçüncü gün gezinin can alıcı bölgesinin başlangıç noktası Laba’ya ulaşıyoruz. Kahvaltıdan hemen sonra tepeye çıkıp adaların, koyların, burunların iç içe geçmiş dokusunu seyrediyoruz. Burada orman yok. Parlak açık yeşil bir bitki örtüsü var ki denizin mavisiyle buluşmasını izlemek, ah bir de kuş sesleri eşliğinde, doyum olmuyor.

Manta Point… Okyanusun ortasında bir noktada duruyoruz. Rehberimiz “Manta Poiiiinnnntttt… Jump… Jump…” diye bağırıyor. Snorkeli ve kameramı alıp suya atlıyorum. Dünyanın en büyük, en sakin, en kendinden emin, en zarif, en geniş yüzgeçli balıklarından birisini önce siyah gölgeler halinde görüyorum. Biraz sonra sayıları çoğalıyor ve bize bir dans gösterisi sunuyorlar. Gözlerim alışınca siyah gölgeler uzun sivri bir kuyruğa, kocaman yarım ay şeklinde bir ağza, siyah bir sırta, beyaz bir karna, geniş kanatlara dönüşüyor. Yaklaşık üç metre genişliğindeki gövdeleriyle salına salına deniz tabanında ilerliyorlar. Bunlar balık değil su altında süzülen uçurtmalar olmalı.

Red Beach… Kırılıp ufalanan kırmızı mercanlar karaya vurunca ne olur? Beyaz kumlarla birleşip pembe bir sahile dönüşür. Akvaryum gibi denizindeki canlılarla da birleşince harika bir doğa parçası olur.

Komodo National Park… Son Jurassic Park… Komodo Dragons, Komodo Canavarları… Gezinin en heyecanlı bölümü burada başlıyor. Dünyada sadece Komodo ve Rinca adalarında yaşayan bu hayvanların toplam nüfusu 3 bin civarında. Boyları 3 metreye kadar çıkabiliyor. Şanslıyız ki yürüyüş esnasında çok sayıda canavarı bir arada ve ayrı ayrı görebiliyoruz. Hiçbir şeyi umursamadan boylu boyunca uzanmış yatıyor gibi görünmelerine rağmen saatte 20 km hızla koşabiliyorlar o kısacık bacaklarıyla. Korucular olmadan gezmek mümkün değil ve çok tehlikeli. Her korucunun elinde başı çatal biçiminde uzun kalın sopalar var. Yaklaşırlarsa hayvanları iterek uzaklaştırıyorlar. Komodo canavarları avlarını boğarak veya parçalayarak öldürmüyor. Saldırıp ısırıyor ve bırakıyor. Tükürüğündeki bakteriler avını iki üç saat içinde zehirliyor. Kan kokusunu takip ediyor ve ölmüş olan kurbanını yiyor. Sadece etle besleniyorlar ve et ayrımı yapmıyorlar. 1980’lere kadar sayılarının çoğalması amacıyla korucular tarafından besleniyorlarmış. Ta ki bir Singapurlu’yu yiyecek olarak seçtikleri ana kadar. Adamın sadece gözlüğü ve kamerası bulunmuş, kemiklerini dahi bulamamışlar. Daha sonra insanlarla olan temaslarını minimuma indirmek için beslemekten vazgeçmişler. Artık Komodo canavarları doğal ortamlarında, ormanın içindeki geyik, keçi, tavşan vs. ile kendi kendilerine besleniyorlar ve haftada dört kez ava çıkıyorlar.

Kuğu yumurtası büyüklüğünde ve yumuşak kabuklu olan yumurtalarını toprağın bir metre altına gömüyorlar.

Hayvanların sayıları hemen hemen hiç değişmiyormuş. Enteresan yaradılışlı komodolar nüfus kontrolünü birbirlerini yiyerek sağlıyorlar. Bu kıyımdan daha çok gençler etkilendiği için yumurtadan çıkan bebekler 3 yıl boyunca bir palmiye ağacının tepesine sığınıyorlar. Burada böcekler ve sineklerle beslenen masum bebekler büyüyüp canavara dönüşünce ormana iniyorlar.

Kelor Island açığında son bir yüzme molası verdikten sonra Flores adasının Labuan Bajo limanına bağlanıyoruz. Son durak. Bir ada sakininin tavsiyesiyle bulduğum Palm Komodo Hostel havuzu, manzarası, temizliği, çalışanlarının güler yüzüyle beni hemen cezbediyor. Bir değil iki gece kalıp uçakla Bali’ye geçeceğim. Flores’ten feribot ve birkaç farklı noktada otobüs değişikliği yaparak Bali’ye kadar gitmek mümkün ama bir buçuk gün sürüyor. Şu an düşük sezon olduğu için uçak biletleri ucuz. Labuan Bajo-Denpasar arasındaki uçuşu 40 dolara Nam Air ile yapıyorum ve 50 dakika sonra Bali’deyim.

Flores adası asla bir Bali veya Phuket gibi değil. Az turist, az yerleşim yeri, az insan, çok doğa . Sevdim.

 

Tavsiye: Komodo Ulusal Parkı için Flores’ten tur almak daha mantıklı. Çünkü Lombok’tan katıldığım üç gece dört günlük turun ilk iki günü ve gecesi yolda motor gürültüsüyle geçti ve sadece iki üç kez deniz molası verildi. Zaman ve vakit kaybı oldu. Asıl görülmesi gereken bölge Flores adasına yakın, o nedenle tur başlangıç noktasını Flores olarak belirlemek akıllıca ve 2 gece 3 gün yeterli bir süre.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.