ENDONEZYA

Bali

Batik Air ile 3 saatlik uçuştan sonra Bali’deyim. Türkiye’den arkadaşım Gülhiz ile buluşacağım. Endonezya’da çalışırken tanıştığı Thai arkadaşı Veronica ve Avustralyalı eşi Shane’in evinde kalıyor. Hava alanından Kuta’daki otelim Kyriad Hotel Seminyak’a taksiyle 150.000 Endonezya rupisi ödeyerek ulaşıyorum. Özel oda ve banyo, kahvaltı dahil 23 dolar. Karanlık olduğu için meşhur cennet ada Bali’de miyim yoksa sıradan bir Asya kasabasında mıyım bilemiyorum.

Ertesi gün ormanın içinde olduğu söylenen Bali hayvanat bahçesine gidiyoruz. Hayvanları doğal ortamlarında göreceğimi düşünürken bir zamanlar Ankara’da bulunan AOÇ’deki bahçeden daha küçük bir bahçeyle karşılaşıyorum. Sadece geyikler serbest dolaşıyor, onları besleyebiliyorsunuz. Bir tanesiyle özçekim yapmaya çalışırken elimdeki haritayı kapıp çiğnemeye başladı, alabilmek için ben kovaladım o kaçtı, sonuçta haritayı yuttu. Hayvanların kafesleri küçük ve tabii ki mutlu değiller. Geldiğimize değmezmiş. Ertesi gün Pantai Pandawa plajına gidiyoruz. Burada deniz biraz daha temiz. Tanah Lot ve Uluwatu tapınakları deniz kenarında ve mutlaka görülmeli. Uluwatu’da saat 18.00’de başlayan Kecak Fire Dance’ı ve gün batımını izledikten sonra kıyıdaki Roman restauranta gidiyoruz. Tezgahtan seçtiğimiz taze deniz ürünlerini kumsalın üzerine kurulmuş masalarda yiyoruz. Enfes bir akşam.

Meşhur ada Bali beklentilerimin yüzde birini bile karşılamadı. Trafik berbat, sahiller kalabalık ve temiz değil. Balililer sokakları da kendileri gibi küçük yapmışlar.

 

Gili Adaları

Gülhiz’in Türkiye’ye dönmesiyle birlikte ben de Gili adalarına gitmek üzere program yapıyorum. Padangbai limanından hareket eden çok sayıda bot var. Bunlardan en uygun fiyat veren Ganggari Fast Boat adlı şirketle whatsapp’tan iletişim kuruyorum. (instagram: Bali2gili, whatsapp: 006282145689990) Gidiş-dönüş ve Bali’deki otelden alış ve Bali’deki otele bırakış dahil 500.000 rupi. İstediğiniz adadan Bali’ye aynı biletle dönebilirsiniz ama adalar arasındaki ulaşım size ait.

Gili Trawangan, Gili Meno ve Gili Air adaları Bali ile Lombok arasında birbirine yakın üç kardeş. Bu üç adada motorlu taşıt kullanılmıyor. Ulaşım at arabaları, bisikletler ve elektrikli sessiz motorsikletlerle sağlanıyor. Trawangan en büyük ve en kalabalık, daha çok gençlerin eğlence için tercih ettiği ama sessizlik arayanlar için de adanın diğer ucunda konaklama seçenekleri bulunan bir ada ada. Deniz kenarındaki Flush Makmur Hostel’de yatakhanede kahvaltı dahil 80.000 rupiye kalıyorum. Banyo ve tuvaletlerin bakıma ihtiyacı var ama idare eder. Bu adalarda yaşayan halkın çoğunluğu Müslüman. Adada iki tane cami (onlar mescit diyor) var ve biri hostelimin arkasında. Hemen plaja inip biraz yüzüyorum. Güneşlenirken birden caminin hoparlöründen Kuran’ı Kerim okunmaya başlanmasıyla ne yapacağımı şaşırıyorum sonra refleksle hemen toparlanıyorum. Bu adalarda her beş vakit namaz öncesi yarım saat Kuran’ı Kerim okunuyor, daha sonra ezana ve namaza geçiliyor.

Gili Meno… Trawangan’dan daha küçük ve sakin bu adaya geçişlerde iki tür bot kullanılıyor. Özel şirketlere ait olan ve saat başı hareket eden hızlı botlar 85.000, yavaş bot denilen ve saat 10.00 ile 16.30’da günde iki kere hareket eden halk botları 35.000 rupi. Lonely Planet’ta tavsiye edilen Eco Hostel Meno’ya gidiyorum. Hintli Yakup hosteli tanıtırken çekincelerimi fark edip “Biraz dinlen ve düşün istersen.” diyor. Bu otel ağaç evlerden ibaret. Ekolojik tesis olması nedeniyle hemen her şey doğal. Evler bambudan yapılmış ve sadece tavanları var. Bazı evlerde yataklar yer yatakları, bazısında ranza var. Her yatakta mutlaka cibinlik var çünkü odaların dört bir tarafı açık. Yani börtü böcü için yaşasın serbest dolaşım! Duşlar ortak, duş başlığı sadece bir bambu. Tuzlu deniz suyu ve tatlı suyun karışımı bir suyla banyo yapıp dişlerinizi fırçalıyorsunuz. Tuvalet ortak ve kompozit tuvalet ki hoş değil. Hayatımda hiç böyle bir yerde kalmadığım için hadi bunu da deneyeyim düşüncesiyle yerleşiyorum. İlk gece hiç uyuyamıyorum. Karıncalar kaşıntı yapıyor. Şiddetli bir yağmur yağıyor. Arada bir gelen serpinti üzerimdeki çarşafı ıslatıyor. Yine de açık havada, kuşların şarkılarını dinleyerek uzanmak çok güzel. Burayı işleten aile adalı. Çalışanlar ise diğer ülkelerden gönüllüler. Bu hosteli workaway.info’dan bulan Fransız Claire’in tek işi kahvaltı hazırlamak. Kahvaltı da kahve/çay ve muzlu pankekten ibaret.

Kıyıdaki deniz çok temiz olmadığı için su altının canlı olduğunu düşünmüyorum, o nedenle snorkel ve palet de kiralamaya gerek yok. Ama yine de çok sayıda SCUBA dalış okulu var ve açıklarda deniz altının canlı olduğu söyleniyor.

Gili Meno’nun jeolojik bir özelliği ve ünü de var. Adanın ortasında tatlı su gölü bulunuyor. Gökyüzünden çekilmiş fotoğraflarında bu yapı daha net görülüyor. Adanın merkezi mavi bir top, onu sarıp sarmalamış orman yeşil bir yorgan, yorganın dışındaki kumsal beyaz dantel, danteli çepeçevre kuşatmış mavi okyanus ise sonsuzluk gibi…

Eco hostelde sadece iki gece kalıyorum. Bu kadar ekoloji ve doğal ortam bana yeter. Gili Air (gili ayer) adası beni bekler. Hosteli gidince ayarlayacağım. Tekne kıyıya yanaşıyor, iskeleye değil. Herkes dalgaları kollayarak cup diye suya atlıyor ama korkacak bir şey yok, su dizleri geçmiyor. Teknenin burnundan çıkarılan bavullar kibarca kumların üzerine bırakılıyor. Liman dedikleri minik iskelenin bulunduğu alan adanın en canlı bölgesi. Bu sefer kıyıda kalmayacağım. Adanın içindeki köye doğru yürüyorum. Old Village Hostel’in görüntüsünü beğenip içeri giriyorum ama yer yok. İşletmecisi 50 metre ilerideki Beranda’yı öneriyor. İçeri girdiğim an çok seviyorum. Küçük bungalovları, lokantası, ortak banyo ve tuvaletleri ile tertemiz. Yüzme havuzunda pembe pelikan şişme yatak bile var. Çinli genç işletmeci Natalie bir ay önce açmış bu hosteli ve tanıtım amaçlı olarak fiyatları düşük tutmuş. Benim yatağım üç kişilik bir bungalovda ve kahvaltı dahil (pancake, meyve, çay/kahve) 100.000 rupi.

Gili Air o kadar küçük ki yürüyerek bir saatte adanın dış çevresini geziyorum. Bu ada her şeyiyle daha kaliteli. Gililerden en çok sevdiğim küçük kardeş Air oldu.

Üç adanın halkı da çok güler yüzlü ve cana yakın. Bali veya Phuket’teki gibi dejenere olmamışlar henüz. Büyük küçük herkes kocaman gülümseyerek hello demeden geçmiyor. Medeni ve iyi olmanın eğitimle ve parayla bir ilgisi yok.

 

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.