23 Ocak

Ko Similan’dayız. Ödemenin yapıldığı ofis bu adada. 5 gün için kişi başı 500 baht, yani her gün için 100 baht ödüyoruz. Bu adalar ve su altı çok güzel ama saat 10.00 ile 16.00 arasında kıyıdan uzak durmak gerekir. Oysa sabah ve akşam saatleri adalara doyum olmuyor. Gün boyu onlarca tekne yüzlerce (abartmıyorum) turist getiriyor. Biraz şnorkel yapıyorlar, sonra adaya çıkıp yemek yiyorlar. Ama nasıl bir kalabalık! Turistlerin yüzde 80’i Çinli, yüzde 10’u Rus, yüzde 10’u ise diğer milletlerden.

24 Ocak

Birkaç mil ilerideki Miyang adasındayız. Turist botları gelmeden biraz yüzüyorum. Balıklar, mercanlar ve deniz suyu huzur içinde. Biraz sonra başlarına gelecek olan curcunanın farkındalar, anın tadını çıkarıyorlar. Kayalıklara doğru şnorkel yapıyorum. Sürpriz! İki büyük erkek müren kavga ediyorlar. Dişlerini gösterip saldırırken bile dans eder gibi birbirlerinin etrafında kıvrılıyorlar. Keşke kameramı alsaydım.

Suyun altında balıktan çok çırpınan küçük insan bacakları görmeye başlayınca tekneye çıkıyorum.

Jimmy ve Lane ile birlikte meyve sularımızı alıp adaya gün batımını seyretmeye gidiyoruz. Lane sahilde kalıp akşam yemeği yiyebileceğimiz bir yer arayacak. Adada birkaç tane bungalov ve küçük bir çadır alanı var. Sadece korucuların kaldığı barakalar haricinde Similan adalarında yerleşim yok. Küçük bir bakkal ve botlarla getirilen turistlerin öğle yemeklerinin servis edildiği banklar haricinde hiçbir şey yok.

Jimmy ile 500 metrelik bir patika yürüyüşünden sonra gün batımı noktasına gelmemizle yüzlerce dev siyah sivrisineğin saldırısına uğramamız bir oluyor. Bunlar sivrisinek değil resmen vampir. Sizin yolunuz düşerse mutlaka sivrisinek kovucuya bulanıp kapalı giysilerle gelin bu tepeye. Kan emici canavarlar öyle fena ki gün batımı umurumuzda değil, hemen aşağıya iniyoruz. Lane kıyıda bekliyor. Benimle birlikte gelen sivrisinekler Lane’in etrafını sarıyor. “Sen gelene kadar rahat rahat oturuyordum, burada hiç sivrisinek yoktu.” diyor. Sivrisineklerden kurtuluyorum, koşma sırası onda, gülme sırası bizde.

Bu civarda çok sayıda büyük dalış teknesi var. 4 gece 5 gün tekne  konaklamalı dalışlar her şey dahil 1000 dolardan başlıyor.

Gelirken getirdiğim Gezgin Korsanın “Tuvalete kâğıt atmayınız!” resimli stickerını Jimmy’ye veriyorum. “Saçlar için olanı yok mu?” diyor gülümseyerek. Uzun siyah saç tellerimden şikâyetçi biliyorum, topuz yaptığım hâlde dökülüyor, yerden topluyorum, tuvalete değil çöpe atıyorum, yine dökülüyor. Ne yapayım, idare et kaptan!

 

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.