Bu sabah Royal Swazi Hotel’in havuzuna gitmek üzere Charlotte ile sözleşmiştik. Kiraladığı araçla birkaç gün sonra Mozambik’e geçecekti. Fikrini değiştirip bugün Lesotho’ya gitmeye karar vermiş. “Aracı Mozambik’te çaldırmaktan korkuyorum.” dedi. Otel iki üç kilometre ileride, minibüstaksi durduruyorum. 5 rand. Lugogo Sun Otelde indiriliyorum. “Hayır burası değil.” “Evet burası.” “Hayır değil.” “Burada in, içeri gir, shuttle bekle, seni Royal Swazi’ye götürecek.” Şimdi mantıklı. Lugogo Sun’ın geceliği 1.500 rand. Otelin önüne servis geldi, tepeye çıkarak Royal Swazi’de bıraktı. Bu otel daha lüks. Geceliği 3.500 rand. Hızlı internet bağlantısı için hat satın alıyorum. 4 saatlik bağlantı 140 rand. Otel daha çok golf sahasıyla ünlü. Şansımı seveyim, Royal Swazi Golf Şampiyonası var. Afrika’nın her yerinden gelen golf oyuncuları burada. Organizasyonda görevli Kevin beni golf arabasıyla alanda gezdiriyor, oyun hakkında bilgi veriyor. (Video)

Havuza giriş ücretsiz sadece yiyecek ve içecek sipariş vermeniz gerekiyor. Domates çorbası, iki dilim ekmek, iki parça tereyağı, limonlu soda 40 rand. Bahçede dolaşırken oyunların organizatörüyle tanışıyorum. Oyuncular için havuz başında yemek düzenleniyor. Masaları hazırlamaya başladılar. Ben de biraz yüzüp Lindelwa’nın atölyesine gideceğim. Genel Müdür Türkiye’ye gitmiş, İstanbul’a hayran. Her anını hatırlıyor. Yemeğe kalmam için ısrar ediyor ama Swazi arkadaşlarıma Türk yemeği pişirme sözüm var. Aklım kalacak ama söz sözdür.

Linda ile buluşup alışveriş yapıyoruz. Geç olduğu için en kolayı cızbız köfte ve patates salatası. Bulgur bulamadığım için pirinç pilavı yaptım. Sonuç: Köfte köpürdü. Pilav tatsız oldu. Patates salatası idare ederdi.

Uzun ince pirinç dünya kadar su çekti. Margarinle kavurarak pişirdim. Ben beğenmedim onlar beğendiler, Linda artık bu şekilde pişireceğini söyledi. Pirinçler zaten lezzetsiz, sadece suyla haşladıkları için tatsız bir pilav oluyor. O yüzden mutlaka üzerine sos hazırlıyorlar. Linda lahanayı çok ince doğradı, soğanla kavurdu. Tatlımsı bir sos pişirdi: “Ama artık sosa gerek yok, sos pişirmekten kurtuldum.”

Köftenin neden beyaz peynir eriyiği gibi köpürdüğünü ise hiç bilmiyorum. Bir ara Linda’nın üzerine peynir rendelediğini düşündüm. Et orta yağlı görünüyordu ama hiç tadı yok, içinde ne varsa artık.

Geceyi Linda’nın ve eşinin davetiyle evlerinde geçiriyorum. İki katlı, bahçeli, modern bir evleri var.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.